Sürdürülebilir kalkınma gayrimenkulde nedir? Ve nasıl sağlanabilir?
2026-06-18
3,114 Görüntülenme

Bu makalede, gayrimenkul sektöründe sürdürülebilir kalkınma kriterlerini açıklıyor ve Türk gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için bir dizi öneri sunuyoruz. Imtilak aracılığıyla, bizimle kalın.
- Sürdürülebilir kalkınmanın genel tanımı
- Gayrimenkulde sürdürülebilir kalkınma kavramı
- Gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın önemi
- Türk gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına yönelik öneriler
- 1. Veri ve bilgilerin sunumunda şeffaflık ve güvenilirlik
- 2. Gayrimenkul piyasasını güçlendirmek için gerekli mevzuatın çıkarılması
- 3. Vergi muafiyetlerinin devamı
- 4. Yabancılara yapılan satışların ihracat kaleminde değerlendirilmesi
- 5. Düşük gelirli kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak için özel fonların oluşturulması
Sürdürülebilir kalkınmanın genel tanımı
"Sürdürülebilir kalkınma", bugünün nesillerinin ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılama yeteneğini tehlikeye atmayan bir kalkınma modelidir. 20. yüzyılın sonunda küresel gündeme girmiş ve 1990 yılında imzalanan uluslararası anlaşmalarla küresel bir uygulama planı haline gelmiştir.
Sürdürülebilir kalkınma kavramı, ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerinde ortak payda oluşturur. Çevre, sosyal ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişkileri iyi tanımlamayan bir kalkınma stratejisinin uygulanması mevcut ihtiyaçları karşılayabilir, ancak insanların temel ihtiyaçlarının gelecekte karşılanmasını riske atabilir. Çünkü büyümenin felaketlere yol açabileceği sınır net değildir ve çevresel bozulma genellikle geri döndürülemez.
Bu nedenle, ekonomik ve sosyal yapı ile çevre arasındaki etkileşimin bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınmanın sunduğu fırsatlardan mevcut ve gelecek nesillerin adil şekilde yararlanmasının sağlanması, sürdürülebilir kalkınmanın temel felsefesini oluşturur.
Sürdürülebilir kalkınma, insanların ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da dikkate almayı ve ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarda denge sağlamayı hedefler.
Sürdürülebilirlik, ekonomik büyüme, sosyal adalet ve çevre koruması arasında denge sağlanmasını gerektirir. Bu kavram, çevre dostu enerji kaynaklarının kullanımı, atık yönetimi, su yönetimi ve hava kalitesi gibi alanlarda çalışmalar içerebilir.
Aynı zamanda, hükümetler, iş dünyası ve özel kuruluşlar arasındaki iş birliği, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında önemlidir. Sürdürülebilir kalkınma, ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarda denge sağlamayı amaçlar. Aşağıdaki üç boyut, birbirleriyle olan güçlü ilişkileri açısından dikkate alınmalıdır:
- Ekonomik boyut: Sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için ekonomik büyüme ve istihdam olanaklarının sağlanması. Bu, yatırımın artırılması, istihdam olanaklarının artırılması ve ekonomik refahın iyileştirilmesi gibi faaliyetleri içerebilir.
- Sosyal boyut: Sürdürülebilir kalkınma için sosyal adaletin ve insanların ihtiyaçlarının karşılanması. Bu, sağlık hizmetleri, eğitim, konut ve sosyal güvenlik gibi alanları içerebilir.
- Çevresel boyut: Çevrenin korunması ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı yoluyla sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması. Bu, çevre kirliliğinin azaltılması, enerji kullanımının verimliliğinin artırılması, atık yönetiminin iyileştirilmesi ve doğal kaynakların korunması gibi faaliyetleri içerebilir.
Gayrimenkulde sürdürülebilir kalkınma kavramı
Gayrimenkul mühendisleri, gayrimenkulde sürdürülebilir kalkınma kavramını, inşaat şirketlerinin karar vericileri tarafından hazırlanan ve gayrimenkul piyasasının gelişimine ve sektörde sunulan hizmetlerin iyileştirilmesine katkı sağlayacak stratejik planlarla ilişkilendirirler.
Kamu kurumlarının inşaat şirketleriyle birlikte gayrimenkul geliştirme çalışmalarına katılımı ve gerekli tüm destek ve kolaylıkların sağlanması, gayrimenkule özgü sürdürülebilir kalkınma kavramının temel eksenini oluşturur. Ayrıca, büyük finansal kaynaklar ve iş insanları ile kamu ve özel şirketlerden gelen büyük mali akışlar, gayrimenkulde sürdürülebilir kalkınmada etkili ve güçlü bir rol oynar.
Gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınma oranının ölçülmesiyle ilgili farklı yorumlar yapılabilir. Sürdürülebilir kalkınma göstergeleri, çevresel, sosyal ve ekonomik faktörler ışığında bir tür performans değerlendirme aracı olarak kabul edilir. Ancak göstergeler seçilirken, sonuçların değerlendirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek sorunlara dikkat edilmelidir.
Birçok uluslararası kuruluş ve kurum, sürdürülebilir kalkınma göstergelerinin kendi setlerini oluşturmak ve geliştirmek için çalışmalarını sürdürmektedir. Buna örnek olarak, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu göstergeleri, ortak Avrupa göstergeleri ve sürdürülebilirlik ölçeği verilebilir.
İnşaat ve konut sektöründeki göstergelerden bahsedecek olursak, yeni konut inşaat ruhsatları, inşaat harcamaları, mevcut gayrimenkul satışları ve yeni konut satışları gibi genel sektör göstergeleriyle karşılaşırız.
En lüks mimari tasarımlar ve en iyi fiyatlarla Türkiye'de satılık gayrimenkuller için Imtilak'ın en önemli fırsatlarını inceleyin.

Gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın önemi
Sürdürülebilir kalkınma kavramının iş hayatındaki farklı sektörlere girmesiyle birlikte, gayrimenkul sektörünün de diğer sektörlerle rekabet ederek sürdürülebilir kalkınma kavramını gayrimenkul piyasasında uygulaması doğal olmuştur. Bu, yatırım projeleri, konut siteleri, ticari ofisler, mağazalar, arsalar ve diğer gayrimenkul türlerini kapsamaktadır.
Gayrimenkul piyasasındaki bazı yerel uzmanlar, Türk gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınma kavramının acil bir ihtiyaç ve sektörde çalışmanın gerekliliklerinden biri haline geldiğini belirtmektedir. Bu, gayrimenkul geliştiricilerinin yenilenebilir enerjiye ve en son inşaat yöntemlerine dayalı olarak ticari ve konut yatırım projeleri inşa etmeleri gerekliliğine işaret etmektedir.
Benzer şekilde, yenilenebilir enerji, gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında vazgeçilmez önemli bir unsur olarak görülmektedir. Sektörün inşaat faaliyetlerinde yenilenebilir enerjiye dayalı olması gereklidir ve bu enerjinin kullanımı, sürdürülebilir kalkınmanın tüm mevcut gayrimenkul projelerinde sağlanmasını temin edecek şekilde genişletilmelidir. Ayrıca, gelecekte gayrimenkul geliştiricilerinin ihtiyaçları da dikkate alınmalıdır.
Genel olarak, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için gayrimenkul sektörünün uygulaması gereken üç temel ilke olduğu söylenebilir: Birincisi, çevresel değerlerin ve çevrenin korunmasıdır. Özellikle inşaat sektörü, tüm teknolojilerini yenilenebilir enerjiye dayalı olarak geliştirmeye çalışmaktadır. Bunun nedeni, kendi enerjisini üretebilen ve inşaat ve kullanım sırasında çevreye zarar vermeyen binaların talep edilmesidir.
İkincisi, bu talebi artıran diğer bir faktör ise sosyal yaşamın geliştirilmesi ve iyileştirilmesidir. Üçüncüsü ise ekonomik gelişmelerdir. Küresel pazarın giderek daraldığı ve küçük dalgalanmaların bile piyasaların yönünü değiştirebildiği günümüzde, gayrimenkul piyasası da ekonomik gelişmeler ışığında ve iç dinamiklerin etkisi altında gelişmektedir.
Türkiye Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) tarafından hazırlanan "2022 Yılı Birinci Çeyrek Türkiye ve Dünya Gayrimenkul Sektör Raporu" sonuçlarına göre, gayrimenkul sektöründe lider kuruluş olan GYODER, kapsamlı bir veri tabanı oluşturmak amacıyla bu raporu hazırlamıştır. Türkiye ekonomisi, ilk çeyrekte %11 büyürken, inşaat sektörü %14,8 büyüme oranıyla en hızlı büyüyen ikinci sektör olmuştur.
GYODER, inşaat sektöründeki büyümenin büyük ölçüde ticari gayrimenkullerdeki patlamadan kaynaklandığını, konut sektöründe ise durgunluğun devam ettiğini açıklamıştır. Konut sektöründeki durgunluğun nedeni ise artan kredi faiz oranları olarak yorumlanmıştır.
Daha fazla bilgi için: En iyi Türkiye'deki gayrimenkul şirketleri 2023
Türk gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına yönelik öneriler
1. Veri ve bilgilerin sunumunda şeffaflık ve güvenilirlik
Türk gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına yönelik sunulan en önemli önerilerden biri, gayrimenkul sektöründe veri ve bilgilerin sunumunda şeffaflık ve güvenilirliğe dayanmaktır. Gayrimenkul raporları dikkatle analiz edilmeli, sonuçlar tamamen objektif bir şekilde ve mümkün olan en yüksek şeffaflıkla sunulmalıdır.
Bu noktada, gayrimenkul piyasasının durumu, bu alanda yapılan saha araştırmasından elde edilen rakamlar ve veriler hakkında kapsamlı bir çalışma sunmak için en gelişmiş istatistiksel araçlara dayanarak incelenmelidir. Doğru sonuçlara ulaşmak için kamu ve özel sektörler arasında bu gayrimenkul raporlarının hazırlanmasında iş birliği şarttır.
2. Gayrimenkul piyasasını güçlendirmek için gerekli mevzuatın çıkarılması
Bu alandaki uygulamanın büyük bir kısmı, gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren hükümetlerin ve resmi kurumların sorumluluğundadır. Yatırımcıları yatırım projeleri kurmaya teşvik etmek için gerekli tüm kolaylıkların sağlanması gerekmektedir. Bu da ancak, inşaat ve yabancı yatırım şirketlerinin gayrimenkul piyasasına katılımını artıran gerekli mevzuat ve yasaların çıkarılmasıyla mümkündür.
3. Vergi muafiyetlerinin devamı
Gayrimenkul piyasasında yatırımcılara sunulması gereken en önemli kolaylıklardan biri vergi muafiyetidir. Vergi muafiyetleri, Türk gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak amacıyla gündeme getirilen en güçlü önerilerden biridir.
Vergi muafiyetinin devamının sağlanması, yabancı iş insanlarının gayrimenkul yatırımı ve büyük ölçekli gayrimenkul projeleri kurmasına geniş katılım sağlar ve yabancı sermayenin ülkenin birçok hayati sektörüne girmesini teşvik eder.
Daha fazla bilgi için: Türkiye'de gayrimenkul yatırımı ve Türkiye'de gayrimenkul yatırım fonları
4. Yabancılara yapılan satışların ihracat kaleminde değerlendirilmesi
Türkiye gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına yönelik sunulan önerilerden biri, yabancılara yapılan gayrimenkul satışlarının tüm Türkiye genelinde ihracat kaleminde değerlendirilmesidir. Yabancı yatırımcıların gayrimenkul edinme taleplerine ilişkin istatistiklerde kaydedilen rakamlar, bu satışların ihracat kaleminde sınıflandırılması halinde Türk ihracatının artırılmasında büyük bir değer oluşturmaktadır.
5. Düşük gelirli kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak için özel fonların oluşturulması
Düşük ve orta gelirli kişilerin tüm özel ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan yatırım portföylerinin oluşturulması ve diğer yandan gayrimenkul sektörünün altyapısının geliştirilmesine katkı sağlayan yatırım portföylerinin oluşturulması, Türk gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına yönelik en önemli önerilerden biridir.
Türk gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına katkı sağlayan diğer faktörler şunlardır:
- Türkiye'deki gayrimenkullerin yatırım getirilerini ve vergi değerini artırmak için belirli bir zaman çizelgesi oluşturmak.
- Nüfus yoğunluğu, altyapı, depremler, doğal afetler ve şehirleşme planlarını kapsayan yeniden imar planları hazırlamak.
- İnşaat süreçlerinde gerekli olan hammaddelerin uygun fiyatlarla temin edilmesini sağlamak.
- Düşük, orta ve yüksek gelirli tüm bireylerin gayrimenkul sahibi olmasını kolaylaştıracak daha fazla devlet desteği sunmak.
Editör: Imtilak©
Imtilak'tan Daha Fazlası













